Antakya’da Yeni Biri! 29 Mart 2011
Bu dönem Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde yürütücülüğünü yaptığımız “Antakya’da Yeni Biri (mimari proje 4)” atölyesi, geçtiğimiz haftalarda yaptığımız keyifli (ve lezzetli!) Antakya gezimizin ardından çalışmalarına devam ediyor. 10 öğrencinin katıldığı proje dersi şu sorulara cevap arıyor:
Yeni biri her zaman bir yabancı mıdır?
Yabancı kimdir?
Yabancı ne zaman yerli olur?
Yeni biri kentle nasıl tanışır?
Kent yeni birinden ne bekler?
Bir kent kimliğini nasıl edinir?
Kenti yaşatan elemanlar nelerdir?
Kent dokusu nasıl okunur?
Kent dokusu tasarlanabilir bir durum mudur yoksa kentin kendi devingen yaşantısı içinde mi şekillenir?
Yaşayan bir kent dokusu ile dondurulmuş bir müze-kent arasındaki fark nedir?
Yaşayan bir kent dokusuna nasıl eklemlenilir?
Süreç içinde kendiliğinden oluşan bir dokuya nasıl eklemlenilir?
Kentin içinde olmak ve çeperinde olmak ne demektir?
Kendiliğindenliğin karşısında tasarlanmışlık nasıl durabilir?
İkisi nasıl birlikte var olabilir?
(Fotoğraflar için Ömer Kanıpak’a teşekkürler.)










