2009 Betonart Yaz Okulu 20 Mayıs 2009
Betonart Yaz Okulu, bu yıl İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde 8-15 Temmuz tarhileri arasında gerçekleştiriliyor. Yaz Okulu’nun temasını “Betonu Biçimlendirmek” olarak belirleyen küratör Deniz Güner’e moderatörler Deniz Balık, Banu Binat, Deniz Dokgöz, Orhan Ersan, Can Kaya, Gökçeçiçek Savaşır, Erdal Uzunoğlu eşlik ediyor. Son başvuru tarihi 18 Haziran 2009.
Deniz Güner konsepti şöyle açıklıyor:
“Sayısal teknolojilerin gelişmesiyle birlikte şekillendirme olanaklarını genişleten, bilgisayar destekli tasarım (CAD) ve üretim (CAM) süreçlerini olanaklı kılan hesaplamalı yöntemler, algoritmik ve parametrik tasarım, süreç tasarımı… vb. gibi farklı teknik ve metotlar günümüzde form üretmenin en popüler araçları haline gelmekteler. Buna karşın çevremizde, ileri teknoloji (high-tech) kullanmadan, düşük teknolojik (low-tech) metotlarla üretilmiş oldukça geniş bir biçimlendirme kültürü de bulunmaktadır. Artan formel ilgiye ve biçimlendirme kültüründeki zenginliğine karşın, beton malzemenin şekillendirilmesinin kalıp tekniği ile sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu bakış doğrultusunda, betonun üzerine pek fazla düşünülmemiş ‘biçimlendirme’ (forming) ve ‘imalat’ pratiğine (manifacturing) odaklanan bu yılki Betonart Yaz Okulu’nun ana teması ‘Betonu Biçimlendirmek’ olarak belirlenmiştir. Bu tema bağlamında betonu biçimlendirmek üzere, sıra dışı kalıp tekniklerinin geliştirilmesi, başka alanlardan transfer edilebilecek ‘yaratıcı form verme teknikleri’ üzerine odaklanılması ve ardından da bu yeni tekniklerin uygulanması hedeflenmektedir.”
Ayrıntılı bilgi www.betonart.com.tr ve www.tcma.org.tr adresinde…
Mendelsohn’un Tasarladığı Tekstil Fabrikası Çağdaş Sanat Merkezine Dönüştürülüyor 14 Mayıs 2009
Saint Petersburg şehrinin çoğunlukla barok yapılardan oluşan yapı stoğunun belkide en önemli yapılarından biri Erich Mendelsohn tasarımı olan tekstil fabrikası. Şehri ziyaret eden bir çok kişinin gözünden kaçan yapı 1925-37 yılları arasında Petrogradskaya Adası’nda inşa edilmiş. SSCB’ye davet edilen ilk yabancı mimar olarak Mendelsohn, kendi futuristik yaklaşımını ve dinamik form arayışlarını burada da sürdürmüş. Ama ne yazikki sadece elektrik santrali bölümü tamamen onun tasarımı olmuş ve yapının geri kalanı Rus mimarlar tarafından tamamlanmış.
Gecen hafta Petersburg’a yaptığım gezide yapıyı görme fırsatım olmuş ve böylesi bir yapının neden yeniden kullanılamadığını düşünmüştüm. Sanırım bunu düşünen başkaları da olmuş ki internette gördüğüm bir habere göre yapıyı şehrin ilk çağdaş sanat merkezine dönüştürmeye karar vermişler. Sovyetler Birliği dönemine ait önemli bir endüstri arkeolojisi örneği olan yapının nasıl dönüştürüleceğini merakla bekliyorum.

